Birikim'in ilk sayılarındaki yazıların çoğunu hatırlarım.
İlk "Birikimci"lerin de bir kısmını tanırım. Biz onları çok iyi okuduk, okuttuk. Onlar bizi hiç okuyamadılar sanırım. Okutturmadılar da.
Can Yücel farklı bir insandı. Murat Belge'yi işitmiş olmasını, tepkisinin şiirini Galata Köprüsünün altındaki meyhanede gürüldemesini isterdim. 12 Eylüldeki gibi.
Madem söz bize düştü, soylayalım bakalım ne dermişiz:
METİNLERARASILIK
Metin ol metin belge değil
solanın solunda bir gül açar
bin fikrî kanat çırparmış
eski bir hesabın diskontosuyla.
